Bildiğiniz gibi internet üzerinde alan adlarıyla dolaşıyoruz. Bu bloğa girmek için www.alikapucu.com adresini browserınızda yazdığınız da browser internet üzerinde buluna DNS (Domain Name Server) serverlerına bu ismi sorar isme denk gelen ip adresi dns server tarafında verilir ve browserımız o siteye gider. Örnek Olarak DNS serverımıza bir isim soralım Windows’da bu işlemi yapan komut nslookup komutudur. Başlat / Çalıştır /cmd yazdıktan açılan komut satırına nslookup domain yazarak aşağıdaki gibi bir çıktı alırız ;
C:\Documents and Settings\Alyy>nslookup
Varsayılan Sunucu: resolver1.opendns.com
Address: 208.67.222.222
> www.alikapucu.com
Sunucu: resolver1.opendns.com
Address: 208.67.222.222
G_venilir olmayan yan_t:
Ad: www.alikapucu.com
Address: 79.171.18.126
bu çıktı da www.alikapucu.com adresini 208.67.222.222 Open Dns serverlarına soruldu ve karşılık 79.171.18.126 ipsi karşılık geldi demekki alikapucu.com adresi bu ip de host ediliyormuş. Aynı işlemi Linux de dig komutu ile yapıyoruz, dig komutu çok gelişmiş bir komut umut ediyorum ki ileride nslookup’ın yerini alsın
root@bt:~# dig www.alikapucu.com
; <<>> DiG 9.5.0-P2 <<>> www.alikapucu.com
;; global options: printcmd
;; Got answer:
;; ->>HEADER<<- opcode: QUERY, status: NOERROR, id: 454
;; flags: qr rd ra; QUERY: 1, ANSWER: 1, AUTHORITY: 0, ADDITIONAL: 0
;; QUESTION SECTION:
;www.alikapucu.com. IN A
;; ANSWER SECTION:
www.alikapucu.com. 11724 IN A 79.171.18.126
;; Query time: 1 msec
;; SERVER: 192.168.0.6#53(192.168.0.6)
;; WHEN: Wed Jul 8 04:33:33 2009
;; MSG SIZE rcvd: 51
burada da dig www.alikapucu.com dedim ve yukarıdaki çıktı geldi bu çıktıdan anladığımız Networkümde bulunan 192.168.0.6 dns serverına 53.porttan sorulan sorgu yine 79.171.18.126 ip yi verdi.
Ipv6 çıkması ile birlikte DNS ler artık olmazsa olmaz bir hal alıcak. Örneğin Ipv4 adresi 79.171.18.126 olan www.alikapucu.com adının ip adresi (Ipv6) 2001:0050:0000:0000:0000:9AC2:0FA0:8701 tarzında bişi olucak
durum böyle olunca dns serverlar hayatımızda çok önemli olucak (şuan da önemli ama çok daha fazla önemli olucak) dolayısıyla Dns serverlarımızın güvenliğini iyi sağlamamız lazım.
Peki Dns Server Nasıl tehlikeli olabilir??
Geçen sene DNS Cache Poising çıktı bu saldırı ile dns serverlarının cacheleri zehirlenerek belirtilen domainler için farklı ip adresleri yazılabiliyordu. Bununla ilgili bir videoyu link veriyorum. http://securitytube.net/DNS-Cache-Poisoning-Attack-
video.aspx
Aynı şekilde domaine ait kayıtları değiştirerek başka bir konuya değinelim. Adsl Kullanıcıların %60 ının Default şifrelerini değiştirilmediği biliniyor. Google’dan basit bir arama ile bu şifrelere ulaşabiliriz. Bir modeme eriştiğimiz eğer ki o modem destekliyorsa (büyük bir çoğunluğu destekliyor) manuel bir dns server adresi yazarak o modem’in bütün sorgularını istediğimiz dns sunucusuna aktarabiliriz..
Peki Dns server kurmak zor bir şey mi? Cevabı; Hiç de zor değil ben network’umde kullandığım DNS Serverı internete açarsam ve istediğim domainler için kayıtlar girersem benim serverımı kullananlar benim yönlendirdiğim adreslere giderler gidilen adresin bir banka sitesi olduğunu düşünürsek durumun ciddiyeti anlaşılabilir.
Bu işi otomasyona döken DNSChanger adlı Trojan Hakkında Onur Oktay’ın yazdığı yazıyı sizlere sunuyorum..
DNSChangerin ne kadar tehlikeli bir trojan olduğunu anlayabilmek için işin boyutunu biraz daha geniş açıdan düşünürsek, ülkemizde ADSL modemlerin güvenlik seviyesini ve bu modemleri kuran kişilerin varsayılan güvenlik ayarlarını, varsayılan şifreleri değiştirmemesini de işin içine katarsak durum sanıldığından daha vahim ve ürkütücü olmuş oluyor.
Onun adı DNSChanger… 2005 yılında ortaya çıktı, milyonlarca bilgisayara, binlerce ağ(network)’a bulaştı… Verdiği zararlar çok sonraları tespit edilebildi.
Neredeyse çoğu kullanıcı onun, kendi bilgisayar sisteminde var olduğunu bile anlayamadı. Çünkü güncel ve bilinen güvenlik yazılımları ile antivirüs programları DNSChanger’ı tespit edemedi. Klasik zararlı yazılımlar gibi sadece Windows kullanıcılarına değil, MAC kullanıcılarına da bulaşarak kendi alanında efsane olmayı başardı.
İşte o efsane trojan (Zararlı yazılım) şimdi yenilenen ve güçlenen zararlı içeriği ile karşımıza tekrar çıktı.
DNSChanger ne yapıyor? Nasıl böyle bir zarar verebiliyor? Çalışma mantığı nedir?
DnsChanger sadece tekil bilgisayarlara değil, Ağa bağlı çalışan bilgisayarlara ve Ağ ortamlarına (Network) da zarar veriyor. Yeni versiyonda karşımıza daha da kötü ve acımasız olarak çıkan DnsChanger, bulaştığı bilgisayarlarda kendini gizleyerek, o bilgisayarların Ağ ortamlarına bağlanmasını bekliyor ve çıktığı zaman kendini ağ maskelerine bulaştırarak sistemin DNS Kayıtlarını değiştiriyor.
Böylece kullanıcılar sahte DNS kayıtları ile Internet ortamına erişmeye başlıyorlar. Bu tür erişimler, kullanıcılar nereye eriştiklerini farkında olmadan gerçekleşiyor ve kullanıcılar daha önceden hazırlanan sahte web sitelerine yönlendirilebiliyor ya da her zaman kullandıkları web sitelerinin bire-bire kopyası (fake web sayfası) ile karşılaşıp, durumu anlayamadan DNSchanger’in yemi olmuş oluyorlar.
Özellikle kablosuz ağ ortamlarının olduğu topluma açık paylaşım ağlarında sıklıkla ve rahatça yayılan DnsChanger, bulaştığı bilgisayarlarda 85.255.114.13, 85.255.112.174 numaralarını kullanan sahte DNS Kayıtları oluşturuyor. Eğer profesyonel bir Bilgisayar kullanıcısı değilseniz yani sıradan bir kullanıcı iseniz, bahsi geçen DNS kayıtlarına bakmak tabii ki aklınıza gelmeyecektir.
Böylece bu sahte DNS’leri kullanarak mı yoksa gerçekten kendi İnternet Servis Sağlayıcınızın atadığı DNS kayıt numarası ile internete eriştiğinizi tabii ki bilemeyeceksiniz.
DNSChangerin ne kadar tehlikeli bir trojan olduğunu anlayabilmek için işin boyutunu biraz daha geniş açıdan bakarsak, ülkemizde ADSL modemlerin güvenlik seviyesini ve bu modemleri kuran kişilerin kurulum güvenlik ayarlarını, kurulum şifreleri değiştirmemesini de işin içine katarsak durum sanıldığından daha vahim ve ürkütücü olmuş oluyor.
Çoğu kullanıcı, ADSL modem şifrelerini değiştirmeden, kurulumdaki olarak kullanıyor. Ülkemizde hali hazırda kullanılan ADSL modemlerin varsayılan şifrelerini Google üzerinden search ettiren bir kişi çok rahatlıkla bu şifrelere erişebiliyor. Durum böyle olunca DNSChanger gibi zeki trojanların ADSL modeme girmesi ve buradan o modeme bağlanan bilgisayarlara kendini bulaştırması da zor olmuyor. DNSChanger kendi içine daha önceden yaratıcısı tarafından yerleştirilmiş Wordlisteki şifreleri tek tek deneyerek (brute-force) ilgili modeme Administrator yetkilisi olarak bağlanmaya çalışıyor ve bağlandığı zaman da o modeme bağlı tüm bilgisayarlar zararlı yazılımdan nasibini almış oluyor. Trojan kendi içerisindeki sahte web sitelerine kullanıcıları yönlendirerek kişisel bilgileri, kredi kartı bilgileri, e-posta ve MSN bilgileri gibi bilgileri sahibine gönderebiliyor. DNS Changer çoğunlukla Film, MP3 Siteleri, Forumlar ve Warez içerik barındıran web sitelerinden içerik indiren kullanıcılara bulaşıyor.
Yazının başında da belirttiğim gibi DnsChanger sadece Windows kullanıcılarını değil, MAC kullanıcılarını da etkileyerek kendi alanında farklılık yaratıyor ve bu’da trojanın ne kadar ciddiye alınması gerektiğini bir kere daha gösteriyor.
Peki DNSChanger’dan nasıl korunacağız ?
Şu an aktif olarak yayılmaya devam eden zararlıyı maalesef ki bir çok güncel güvenlik programı engelleyememektedir. Bunun için sistemizi Anti-Malware yazılımları ile taratmalıyız. Bu temizlik işlemini gayet başarılı yapan bir programı tavsiye ediyorum. RapidShare adresinden ilgili programı indirerek sisteminizi taratabilir ve temizleyebilir yada sistemizin güvenliğinden emin olabilirsiniz.